ASLAN ATAN: “BORÇKA’YA HİZMETE SEVDALIYIZ”

aslan-atan-borckaya-hizmete-sevdaliyiz

AK Parti Borçka Belediye Başkan Adayı Aslan Atan, Çoruh Gazetesine özel açıklamalarda bulundu.

Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız? Aslan Atan kimdir?

1965 Artvin Borçka Atanoğlu Köyü’nde doğdum. İlkokulu köyümde tamamladım. Daha sonra ailevi sebeplerden dolayı Artvin’e taşındık. Ortaokulu ve Lise’yi Artvin’de tamamladım. 1983 yılında Fırat Üniversitesi Tarih Bölümü’nü kazandım. 1987 yılında Fırat Üniversitesi’nden mezun oldum. Birkaç yıl yurdun değişik yerlerinde öğretmenlik yaptıktan sonra 1990 yılında Artvin Borçka’ya tayin olarak geldim. 1990 yılından 2009 yılına kadar Artvin Borçka ilçesinde gerek ortaokulda gerekse de lisede idarecilik ve okum müdürlüğü görevlerinde bulundum. O dönemler 2009 yılında bize Borçka Belediye Başkanlığı için Ak Parti’den aday olmamız için teklif yapıldı. Bizde bu teklife olumlu cevap verdik ve aday adayı olduk. Bir aday adaylığı süreci yaşadık ve aday olduk. Büyük bir özveri ve gayret ile çalışmamıza rağmen 2009 seçimlerini çok az bir oy ile kaybettik. Nasip değilmiş, kazanamadık. Daha sonra Artvin Milli Eğitim Müdürlüğü’nde İl Müdür Yardımcısı olarak görev yaptık. Ardından Çayeli’nde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevini yürüttüm. En son 2011 yılının 11.ayında Artvin Çalışma ve İŞKUR İl Müdürlüğü görevine atandım. Yaklaşık 18 ay Çalışma ve İŞKUR Müdürü olarak görev yaptık.

İŞKUR Müdürlüğü Görev Süremiz İçerisinde Mesleksiz İnsanlarımızı Meslek Sahibi Yaparak İş Sahibi Yapmaya Çalıştık

Çok önemli bir kurumun müdürlüğünü yaptınız. Artvin’de döneminizde önemli çalışmalarda yapıldığını biliyoruz. İŞKUR Müdürlüğü döneminizi bize anlatır mısınız?

Bu süre içerisinde Artvin için çeşitli projeler hazırladık. Biliyorsunuz Artvin’de işsizlik hat safhada. İşsizliği azaltmak ve insanlarımızı iş güç sahibi yapmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Faruk Çelik ve İŞKUR Genel Müdürü Sayın Nusret Yazıcı’nın da Genel Müdür olmasından da faydalanmak suretiyle Artvin ile ilgili çalışmalar yaptık. Özellikle Toplum Yararına Çalışma Projeleri uyguladık Artvin Merkez ve ilçelerinde yaklaşık 6 bine yakın insanımızı iş güç sahibi yaptık. Çünkü Artvin Türkiye’mizin en fazla göç veren illerinden biri. Göçün ana sebeplerinden biri de işsizlik. İnsanlarımız geçim sıkıntısı nedeniyle göç ediyor ilimizden. Tarihsel bağları yada akrabalık bağları da olsa en büyük sebep göçte, işsizliktir. Bu işsizliği azaltabilmek için özellikle neler yapabiliriz noktasında çalışmalarımız oldu. Artvin’de işsizliğin en önemli sebeplerinden biri de maalesef mesleksizlik. İlimizde mesleksiz insanların çokluğu işsizliği tetikleyen nedenlerin başındadır. Son dönemlerde Artvin’de özellikle enerji ile ilgili bir çok yatırımlar yapıldı. Bu yatırımlarda işsiz insanımıza iş sahası açılmış oldu. Artvin insanımız maalesef ki mesleksizlik sebebiyle bu yatırımlardan yeterince iş anlamında faydalanamadı. Biz özellikle eğitim kökenli olmamızdan dolayı, İŞKUR’un da bir tarafının eğitim ile alakasının olması nedeniyle Mesleksiz insanlarımızı meslek sahibi yapmak amacıyla görev süremiz içerisinde önemli çalışmalara imza attık. Mesleksiz insanlarımızı meslek sahibi yapmak için bir çok kurslar açtık. İşbaşı eğitim faaliyetleri düzenledik. Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleriyle işbirliği yaparak yöremizin ihtiyacı olan, meslek sahibi olduktan sonra iş sahibi olabilecekleri meslekler üzerinde çalışma yaparak o alanlarda kurslar açmaya gayret gösterdik. Artvin’in istihdamına katkı sağlayacak, enerji yatırımları dolayısıyla enerji sahasında çalışabilecek ve o alanda ihtiyacı karşılayabilecek gençlerimizi meslek kurslarıyla kalifiye haline getirmeye çalıştık. Bu çalışmaların dışında alan araştırmaları yaptık. İşsizliğe çare bulabilmek için öncelikle işsizliğin nedenlerinin araştırılması lazımdı. Mevcut bölgemizin neye ihtiyacı olduğunu iyi tespit etmek lazımdı. Siz meslekle ilgili çalışmalar yaparken yörenin ne tür çalışana ihtiyacı olduğunu tespit etmek için alan çalışmaları yaptık. İş ve meslek danışmanlarımızı piyasa araştırması yapmaları için organize ettik. Ve Artvin’in bu anlamda röntgenini çektik. Artvin bu anlamda farklı özellikleri bir arada bulunduruyor. İç kesimlerde farklı meslek grupları, sahil kesimlerinde ise farklı alanlara kayıyor. Bunun için ilimizin iyi bir fotoğrafını çekmeye gayret gösterdik. Ve çıkan sonuçlara göre gerekli alanlarda kurs faaliyetlerini yoğunlaştırdık.

Aday adaylığı süreci kırgınlıklara sebep verilmeden sonlandırılmıştır. Vekilimiz ve İl Başkanımızın tarafsız duruşları kırgınlıkların önüne geçmiştir

Aday adaylığı sürecinizi anlatır mısınız?

Bu İŞKUR faaliyetlerinden sonra 2014 Mahalli İdareler Seçimleri için gerek çevremizden gerek siyasilerimizden talep olunca da tekrar Borçka Belediye Başkanlığı için İŞKUR İl Müdürlüğü’nden istifa ederek Kasım 2013 tarihinde aday adayı olduk. Yaklaşık 3 aya yakın aday adaylığı dönemi geçirdik. Ve Ak Parti’nin Genel Merkezi üst kurulunun çalışmaları neticesinde 31 Ocak 2014 tarihinde Borçka Belediye Başkan adaylığımız ilan edildi. Gerçekten bu dönem ilçemizde partimizden birçok arkadaşımız aday adayı oldu; ancak aday belirleme sürecinde herhangi bir küskünlük, dargınlık olmadan bu süreç başarılı bir şekilde sonlandırılmıştır.

Diğer Aday adayı arkadaşlarımız da bizimle aynı heyecanı ve isteği yaşamaktalar

Bir kopma yada üzüntüden dayalı kırgınlık falan var mı? Bu aday adayı arkadaşlarınız da sizin kampanyanıza ve çalışmalarınıza destek olabilecekler mi?

Tabi ki Ak Parti büyük bir camia. Arkadaşlarımız Ak Parti’den aday adayı olmuşsa bizim için çok kıymetlidir. Bu arkadaşlarımızın her biri kendilerini bir yere koymuşlardır ki aday adayı olmuşturlar. Biz bu insanlarımızın rencide olmaması için bu arkadaşlarımızı bir yakınımız, kardeşimiz ve akrabamız olarak gördük. Söylemlerimize, konuşmalarımıza ve hal ve de hareketlerimize dikkat ettik. 2009 yılında da tabiî ki tecrübelerimiz vardı. Çünkü küçük yerlerde bu kırılmalar ve küskünlükler yaşanabiliyor. Çok az oyların önemli olduğu bu tür küçük yerlerde küskünlükler ve kırılmalar seçimin sonucunu negatif şekilde etkileyebiliyor. Seçimi kazanmak istiyorsanız bu tür olumsuzlukların önüne geçmek gerekiyor. Nihayetinde Artvin Merkez’de 200 oy ile, Borçka’da ise 80-90 oy ile seçim kaybedilmiş. Bunun için her bir oyu önemsemek gerek ve insanları kırmamak lazım. Bu seferki aday adaylığı dönemimizde bu tür kırılmalar yaşanmaması için seviyeli bir biçimde aday adaylığı dönemi geçirdik. Tabi ki burada vekilimiz Sayın İsrafil Kışla’nın da ağabey olarak çok önemli payı var. Duruşu, tarafsızlığı ve adaletli görüntüsü ile Sayın Milletvekilimiz herkese adalet görüntüsü vermiştir. Bunu samimiyetle söylüyorum ki bu duruş nedeniyle aday olamayan arkadaşlarımızdan her hangi biri haklarının yenildiğini falan söylememişlerdir. İnanın ki bunu samimi olarak söylüyorum ki süreç bittikten sonra bütün aday adayı arkadaşlarımızın da katılımı ile birlikte bir toplantı yaptık. Bu toplantıda herhangi bir arkadaşımızın aday adaylığı sürecine ilişkin olumsuzluk ifadeleri olmamıştır. Diğer aday adayı arkadaşlarımızın buruklukları mutlaka olabilir. Bu zaten normaldir de; ancak hiçbir arkadaşımda bir kırgınlık ve küskünlük olmamıştır. Biz elimizden geldiğince büyüklerimize saygıda kusur, küçüklerimize de bir ağabeylik dışında bir tavır ve davranışta bulunmadık. Küçüklerimizin gönlünü aldık, büyüklerimizi de ağabeylerimiz olarak görerek gönüllerini rahatlatmak konusunda da bazı yaklaşımlarımız oldu. Gözle görüler herhangi bir sıkıntımız Allah’ımıza şükür ki yoktur. Onlarla birlikte hareket ediyoruz. İnanıyorum ki bu süreç içerisinde tüm arkadaşlarımız bizlere ellerinden gelen katkıyı sağlayacaklardır. Benimle aynı heyecanı ve isteği yaşadıklarına tüm kalbimle inanıyorum. Nihayetinde bu arkadaşlarımız Ak Parti’ye gönül vermiş arkadaşlarımız. Bu çalışmalar ekip işi ve herkes bizim için kıymetli. Her bir adayın eşi, dostu, akrabası var. Benim haricimde 7 aday adayı arkadaşımız daha vardı. Her birinin en az 30-40 arkadaşı, akrabası olduğunu düşündüğünüzde 300-400 civarında bir oy potansiyeli yapar ve bu ilçede seçimin kaderini belirler. Bizim için her bir arkadaşımızın kendisi, çevresi, eşi, dostu bizim için önemlidir. Geçmişte benzer hatalar yapıldığı için seçim kaybedilmiştir. Maalesef 2009 yerel seçimlerinde eksikliklerimiz, acemiliklerimiz oldu. Belki bu dokuyu, bağı sağlayamadık. Belki bazı siyasilerimiz bu dengeyi koruyamadı. Gerçekten gerek vekilimiz, gerek il başkanımız gerekse de ilçe başkanımız olsun çok dengeli bir politika izlediler. Herkese adil ve eşit mesafede davrandılar. Son güne yakın vekilimiz, “ Bize en yakın değil, Ak Parti’ye en fazla oy kazandıracak adayı belirlemeye çalıştık” şeklinde konuşmalar yaparak aday adayı arkadaşlarımızı rahatlatmıştır. Son on, onbeş gün kala bile anketler yapıldı, kamuoyu yoklamaları yapıldı. Gerçekten en uygun, en fazla oy alacak aday üzerinde çalışmalar yapıldı ve bunun için kimsenin bu süreçte herhangi bir sıkıntısı ve şikayeti olmadı. Ve bunun dönüşlerini de görmeye başladık. Bu da Ak Parti olarak, ilçemiz adına sevindirici bir durum. Tabi ki bu süreç içerisinde ortalığı bulandırmaya çalışan, vesvese üretip insanları bu süreçten koparmaya çalışan gruplar oldu. Biz onların hiçbir şekilde oyunlarına gelmedik ve bu tür insanlara fırsat verilmedi. Burada teşkilatın çok önemli emeği var tabi ve biz bu süreç sonucunda da kendilerine böyle adaletli ve seviyeli bir aday adaylığı dönemi yaşatılmasından dolayı teşekkür ettik.

Nihayetinde 1 Şubat 2014 itibariyle aday olduk. Tabi biz 2008 yılından itibaren siyasetin içerisindeyiz. 2009 yılında aday olduk. O dönemdeki adaylığımızın bize kazandırdığı belli tecrübeler var.

Ak Parti Belediyeciliği ile Borçkamız tanışsın ve komşu şehirlerin aldığı hizmetleri ilçemiz alsın istiyoruz

Aslan Atan neden siyasetin içerisinde yer alıyor? Neden Belediye Başkan adaylığı?

Siyaseti hizmet alanı olarak gördüğünüz zaman gerçekten kutsal bir alan. Ama farklı sebeplerle siyaset yaptığınız zaman bazı sıkıntılar ortaya çıkıyor. Tabi ki biz doğma büyüme Borçkalıyız, ailemiz burada. Mezarlarımız, geçmişimiz, büyüklerimiz burada. Biz Borçka’yı seviyoruz. Ben 1989 yılından sonra Borçka’da görev yapıyorum. Kendim memleketime hizmet etmekten dolayı da büyük bir keyif alıyorum. Memleketimdeki bir tuğlanın üzerine bir tuğla koymaktan büyük bir gurur duyuyorum. Tabi ki Borçka’mızın sıkıntıları var. Biz Borçka olarak Artvin’de ve bölgemizde misyon üstlenmek istiyoruz. Borçka’mızın daha ileriye gitmesini, daha yaşanılabilir, daha herkese hitap eden, ferah, bazı sorunların halledebilmiş bir Borçka’nın olmasını istiyoruz. Benim eşim öğretmen ve Borçkalı olmamasına rağmen, kendisi Konyalıdır, Borçka’dan gitmedik biz. Eşimde Borçka’ya uyum sağladı. En az bizim kadar Borçkalı oldu. Biz ailecek Borçka’yı seviyoruz. Çoluk çocuğumuzu burada büyüttük. Buraya hizmet etmekten dolayı da büyük keyif duyuyoruz. Tabi ki bu süreç içerisinde yakınlarımızdan, çevremizden, arkadaşlarımızdan aday olmamız noktasında teklifler geldi. Dediler ki; “Borçka ile ilgili yeri geldiğinde eksikliklerle ilgili olarak eleştiriler yapıyorsunuz. Borçka’ya şu yatırımların gelmesi lazım, falan. Bunları söylüyorsunuz, eleştirmek kolay ama bunları söylemek yetmez, taşın altına elinizi koymanız gerek”.

Bunun en önemli argümanlarından biri biliyorsunuz ki siyasettir. Neden siyasete girmiyorsunuz şeklinde teklifler gelince bizde görevden kaçamadık tabi ki. 2009 yılında Borçka’da biz Belediyecilikte Ak Parti’nin Türkiye genelinde çok önemli hizmetler yaptığına ve yapacağına inandığımızı söyledik. Özellikle de metropol illerde, Kayseri, Konya gibi ki; benim eşimde Konyalı ve oraya gittiğimde görüyorum. Gerçekten Türkiye’de çok şey değişti. Çok büyük hizmetler yapılıyor. Bizde istiyoruz ki Ak Parti belediyeciliği ile Borçka tanışsın. Ak Parti’nin zenginliğinden, hizmet kervanından Borçka’mızda nasibini alsın. Böyle bir teklif gelince de bu fırsatı değerlendirmek için aday adayı olduk, çevremiz, arkadaşlarımız, teşkilatımız bize bu görevi layık gördüler. Canla başla biz mücadele ettik. Mevlam 2009’da nasip etmemiş.

Bize oy vermeyenlere kırılmanın yerine, bu insanlarımızın oylarını alamamamızın muhasebesini yaptık

O dönem Neden kaybettiğinizi düşünüyorsunuz?

Siyaset yeri geldiği zaman tecrübe işi. Tecrübede siyasette çok önemlidir ve büyük bir avantajdır. Biz seçimden sonra bunun muhasebesini çok yaptık. Oy vermeyen, oy alamadığımız insanlara kızmanın yerine; niye bu insanlarımızın oyunu alamadık diye çok muhasebe ettik. Bu insanlarımıza neden ulaşamadık; acaba kendimizi mi ifade edemedik, kendimizi tanıtamadık mı; yada Ak Parti hizmetlerini getirebileceğimize insanlarımızı ikna edemedik mi diye kendimize sorduk. Kusuru bize oy vermeyenlerde değil, kendimizde aradık. Tabi ki seçim sürecini etkileyen bazı şansızlıklarda yaşamadık değil. 2009 yılında aday açıklamasının gecikmesi, aday adaylık yarışının çok kıyasıya geçmesi ve kırgınlıklara neden olması, kırılmaların yaşanması, seçimin sonucunu belirleyici bir neden oldu. Kırılan insanlarımızı tekrar Ak Parti’nin çatısı altında toplamak da ve bütünleştirmekte başarılı olamadık. Burada bir tek oyun bile sonuca etkisi bulunurken bu tür oyları toparlayamamak seçimi kaybetmemize neden olmuştur. Bunun dışında bazı yerlere müdahale etmeniz gerekiyor. Bu noktalara da müdahale edemeyince sıkıntı yaşandı. Siz son anda açıklanıyorsunuz, mevcut belediye başkanı daha önce yola çıkıyor falan. Bunlar önemli. Bir çok olumsuzluk biranda yaşanınca seçim sonucu da aleyhimize oldu.

Belki insanlara kendimizi yeterince tanıtamadık. Tabi ki tanıtınca insanların da kanaati de değişti. Ben bunu görüyorum. Demek ki o gün daha fazla insana kendimizi anlatmamız gerekiyordu.

Borçka’ya 2009’da neler söz verildi, neler yapılmadı Borçka halkı çok iyi biliyor

Aslan Atan 2009 yılında kaybetti. Borçka sizce ne kazandı. Yoksa kaybetti mi? Borçka için 5 yıl nasıl geçti?

Borçka 5 yılda ne kazandı ne kaybetti tabiî ki bunun değerlendirmesini Borçka halkı yapmaktadır. Bizim değerlendirmemiz doğru olmaz. Oy verende vermeyende bunun muhasebesini yapmıştır. 2009 yılında Borçka ne haldeydi, Borçka’da nelerin değiştiğini, nelerin söz verilip nelerin yapılmadığını Borçka halkı en iyisini biliyor. Bizim tek tek anlatmamıza gerek yok. Borçka en iyilerine layık. Borçka ve Borçka halkı Artvin’in siyasi tarihine baktığınız zaman her zaman misyon belirleyen olmuş, ön tarafta yer almış bir ilçe olmasına rağmen son dönemlerde o gücünü kuvvetini her geçen gün kaybediyor. Yani bir ilde bir yerde güçlü olmak için siyaseten de güçlü olmak gerekiyor. Mahalli seçimlerde mevcut siyasetin elini kolunu kuvvetlendiriyor. Siz burada iktidara belediye kazandıramadığınız zaman masadaki gücünüz ve kuvvetinizde o oranda azalıyor. Onun için Borçka bir takım gelişmelerden nasibini alamamıştır. Mahalli idarelerde iktidardan olmak çok önemli. İktidarın kaynaklarından, gücünden yararlanmak, iktidarın gücünü buralarda hissetmek çok önemli. Borçka’da mevcut haliyle sıkıntılar var tabi ki.

Susuz memleketlerde insanlar evlerinde sağlıklı su içerken, Borçka halkı damacanalarla evlerine su taşımaktan şikayet ediyorlar

2009 yılında siz belediye başkanı olmuş olsaydınız Borçka ilçesinde neler değişirdi? Siz ivedilikle hangi sorunları çözmeye gayret gösterirdiniz?

Borçka’nın ele almayacağınız, düzenleme yapmayacağınız, eksikliğini gidermeyeceğiniz bir alanı yok. Bunu bir eleştiri olarak bakmıyorum ama Borçka’da yaşayan bir vatandaş olarak çöp, su ve kanalizasyon olarak Belediyecilik dediğiniz zaman akla gelebilecek ana hizmetlerin halen sorun olarak konuşulduğunu Borçka ilçesinde görüyoruz. Mesela su çok polemik konusu da oluyor. Borçka’da yaşayan çeşmeden sağlıklı su içmek istiyor. Her tarafımız sularla, ırmaklarla dolu ama vatandaş şikayet ediyor, “sağlıklı su içemiyoruz”, diye. “Bir kurak bir bölgede, İstanbul’da şurada burada evlerinde rahatlıkla temiz su içerken Borçka’da neden biz evlerimize damacanalarla su taşıyorlar” diye şikayet ediyorlar. Gidişattan insanlar rahatsız. İnsanlar artık bu ulaşımın kolay olduğu dönemde, teknolojik çağda komşu vilayetleri rahatlıkla görüyorlar. Komşu vilayetlerdeki Ak Partili belediyelerinin güzel hizmetlerini ve çalışmalarını görüyorlar. Bu hizmetleri gördükleri zamanda Borçka’nın ne kadar geri kaldığını ifade ediyorlar. Bende insanlara diyorum ki; “ Şuradan bir Yusufeli ilçesine gidin, işte baraj nedeniyle kalkacak bir ilçe, oradaki değişimi ve oraya yapılan hizmetleri bir görün. Bir beş sene önce Yusufeli ilçesi nerelerdeydi, şimdi nerelerde. Veya bir Arhavi’ye, Çayeli’ne, Rize’nin ilçelerine falan baktığınız zaman Ak Parti’nin belediyecilik anlayışını, iktidarın avantajlarını rahatlıkla görebilirsiniz. ”

Vatandaş iktidardan nasiplenmek, hizmetlerden faydalanmak, güzel şehirde yaşamak istiyor. Çarşısının, yaşadığı şehrinin güzelleşmesini, düzenli parklarının olmasını, caddelerinde rahatlıkla gezmeyi, çoluk çocuğunun temiz bir sokakta okula gitmesini, çamursuz bir ortamda yaşamak, temiz bir su içmek istiyor. Ayrıca insanlar artık proje görmek istiyor. Borçka’yı ileriye taşıyacak, gençlerin önünü açacak, işsizliğe çare olacak, Borçka’da göçe çare olacak, insanların Borçka’da kalmasını özendirecek projelerinde yapılmasını bekliyor.

Baktığınız zaman Borçka bu yönde çok potansiyelli bir yer. İşte burada Muratlı Kapısından bahsediyoruz. Benim de köyüm olan Karagöl’ün bulunduğu köyü senede 50-60 bin insan ziyaret ediyor. Camili bölgesini senede binlerce insan gelip ziyaret ediyor. Karagöl’de, Macahel’de müthiş bir bitki örtüsü var ve insanların gelip buraları gezmek ve görmek istiyor.Türkiye’nin bir ucundan orayı ziyarete geliyorlar. Ve o turistlerin o ziyaretlerinde turistlere yardımcı olacak en ufacık bir faaliyetimiz ve tesisimiz yok. Gelen turistlerin ilçeye geldiklerinde yaşadıkları, karşılaştıklarını gördüğümde açıkçası zoruma gidiyor. Turistlerin dinlenebilecekleri, soluklanabilecekleri, otobüslerden minibüslere nakil yaptıklarında rahat nefes alabilecekleri en ufacık bir tesis yok. Turizmde de bir kural vardır. Misafir etmediğiniz, bir gece konaklamayan bir turistin yöreye hiçbir katkısı olmaz. Bize gelen turistlerin sadece beş on minibüsçüye hariç bizim yöremize ciddi bir katkısı yok. Ben bunu samimi olarak söylüyorum. Bunun için çok büyük maliyetlere mal olmayacak önemli çalışmalar yapılabilir. Köylerimizde pansiyonculuğu özendirmemiz lazım. Bakıyorsunuz Karagöl güzergahında insanlar barakalarda turizm yapıyor. Örneğin bizim Aralık köyü güzergahında eğer turizme destek verirseniz bundan Borçka’da faydalanır. İnsanlarımız İŞKUR’dan asgari ücretle çalışmak için mücadele ediyor. Eğer bu bölgede turizme destek olursanız insanlarımız da asgari ücretin çok üzerinde gelirler elde edebilirler. Borçka ilçesinde öyle noktalar var ki insanlarımız turizme yatırım yapsalar ilçemize şuan gelen turisten çok daha fazla turist gelmesini sağlayabiliriz. Yani ilçeye elli bin kişinin gelmesi önemli değil, ilçeye katkı sağlamaları için gerekli projeleri geliştirmek önemli. Turizmi yöreye katkı sağlayacak altyapısının kurulmasını desteklemek lazım.

Benim 2009 yılında da belirttiğim bir proje var idi. Bizim bölgemizde saha rehberliğinin geliştirilmesi projesi. Bizim yöremizde bu işi yapabilecek çok sayıda işsiz gençlerimiz var. Yöreyi biliyorlar ve tanıyorlar. Bu gençlerimizi çeşitli kurslarla donanımlı hale getirip bu gelen turist kafilelerini karşılama ve gezdirmede görevlendirebiliriz. Her kafileye bir turist rehberi alma zorunluluğu getirebiliriz. Turist rehberliğini bir meslek haline getirebilir isek iyi bir geçim kapısı haline dönüştürebiliriz. İşte belki de turizm ilçemiz açısından hayati bir önem taşıyor. İnsanlarımız bununla ilgili projeler yapılmasını bekliyor.

Eğitim ile ilgili projeler üretilmesini bekliyor. Artvin’de yüksek okulu olmayan ender ilçelerden biriyiz. Yüksek okul bacasız fabrika.

Yüksek okul ve fakülte konusu siyasete malzeme yapıldı

Aslan Atan Belediye Başkanı olursa ilçeye yüksek okul açılması noktasında nasıl bir çalışma yapacak?

Artvin’deki Çoruh Üniversitesi maalesef ki istediğimiz ölçüde gelişemedi. Merkez’de de bir takım sıkıntılarımız var ve yeni yeni aşılmaya çalışılıyor. Biz Borçka olarak yüksek okul konusunda geç kaldık. Hopa konumu gereği yüksek okul konusunda istediği yatırımları almış durumda. Ancak Borçka’da biz daha bir bölüm açmış değiliz. Yanlış şekilde de başlangıç yapıldı, daha yüksek okul ile ilgili bir çivi çakılmamışken, fakülte istiyoruz diye insanlar yanlış kanalize edildi. Bir fakülte olabilmesi için buraya birkaç bölümün açılması gerekiyordu. Daha doğrusu siyasete bu konu malzeme edildi. Birkaç bölümün açılması gerekiyordu. Ne olabilirdi bunlar: Bölgemizde enerji yatırımları yapılıyor, elektrik ile ilgili bir bölüm olabilirdi. Bölgemize hitap edecek, bu bölgede ihtiyaç olan meslek gruplarına cevap verebilecek alanlarda yüksek okullar açılabilirdi. Su ürünleri, turizm yüksek okulu falan olabilirdi. Bunlar 3-5 yıl önce açılsaydı şimdi fakülteden bahsediyor olabilecektik. Böyle bir kültürün oluşması lazımdı maalesef böyle bir kültürün oluşmadı. İlçemizin önemli simalarından biri işadamı İsmet Acar Beyin sağolsun kaynak aktarımında bulundu ve yüksek okul kurulma çalışmalarına başlandı ve yakında açılacak.

Burada sadece yüksek okul açmak da ilçemize katkı sağlamaz. Geçerli meslek gruplarına yönelik eğitim veren yüksek okul açılması gerekiyor. Yüksek okulun açılıp içinde öğrenci olmaması da ilçeye bir katkı sağlamaz. Buna da dikkat etmemiz gerekiyor.

Belediye başkanlığının yolu laf üretmek değil hizmet üretmektir

Ben İŞKUR İl Müdürü iken İl İstihdam Kurulu üyesiydim. Şuan İŞKUR Genel Müdürümüz olan Nusret Yazıcı da o dönem kurul üyesiydi. O zaman ilimizde yapılan HES Projelerine ilişkin araştırma yaptık ve HES’leri ziyaret ettik. Baktık ki HES’lerde bir iki şoför ve güvenlikçi dışında elektrik mezunu kişiler çalışıyor. Demek ki bu alanda eğitim veren bir okul açabilirsek istihdama ciddi katkı sağlayabilir.

Dedik ki; bu HES’ler nedir, ne yapar kimler çalışır potansiyeli nedir, ne tür eleman ihtiyaçları var diye böyle bir çalışma yaptık. Baktık ki HES’lerde bir şoför oluyor, üç beş güvenlikçi oluyor genellikle büyük çoğunluğu elektrikçiden oluşuyor. Yani meslek lisesi elektrik bölümünü bitirmiş yada meslek yüksek okulu elektrik bölümünden mezun olmuş artı özellikle üstün barsak belirtiyorum yüksek gerilimle ilgili sertifika almış, yani sanayi bakanlığının açmış olduğu kurslardan sertifika almış insanların çalıştığı kurum niteliğinde baktığımız zaman Artvin genelinde yüzün üstünde ama yüz HES’in yapıldığı düşünün en az beş elektrik mezunun çalıştığını düşünürsek en az beş yüz kişinin çalışabileceği bir alan olarak düşünün ve bunların büyük çoğunluğu da yüksek gerilim sertifikası istiyor. Bizde, “ Bunun okulu, bölümü yok mu?” dedik. Üniversitedeki arkadaşlarla görüştük,“Keban Üniversitesi Yüksek okulunda var. O bölümden mezun olanlar yüksek gerilim sertifikası varmış gibi sayılıyor. Rahatlıkla HES’lerde şunlarda bunlarda çalışabilirler”, o bize söylediler. Bize üniversite deki arkadaşları ziyaret ettik. Özellikle Borçka’da iki tane büyük baraj var, Deriner Barajı, Artvin Barajı, Yusufeli Barajı, İspir’de bir baraj, Şavşat’da bir sürü baraj var. Artı bu kadar HES gerçekten büyük bir istihdam potansiyeli doğacak. Bide yapılacak yeni baraj projelerine de hazırlıksız yakalanmamalı diye düşündük. Oradan buradan eleman temin etmeyelim, gerçekten Artvin’de işsizlik var. Yörenin potansiyeline göre önceden hazırlık yapılması lazım. Bunları iyi analiz etmek lazım ve yöreye uygun bölümler açıp uygun insanlar yetiştirmeliyiz. En büyük eksiğimiz bu. Meslek sahibi insan demek kolunda altın bileziği olan insan demek. Yani biz her işten anlayan değil bir işten iyi anlayan insan işini iyi yapan verim veren insanlara ihtiyacımız var. Yörenin ihtiyaçlarına uygun bunun çalışmalarını yapıyorduk, yapmaya da devam edeceğiz. Bunu biz kazandıracağız. Bir belediye başkanında en önemli görevlerinden biri eğitim alanlarını tespit etmektir. Özellikle bizim buraların kurtuluşu eğitimden geçiyor. Biz bu bölümlerin sayısını yöreye uygu bir şekilde arttıracağız uygun arazileri onlara tahsis edeceğiz yöremin zenginlerini kanalize edeceğiz. Derneklerimizi faaliyete geçirip yöremizle ilişin yatırımları teşvik edeceğiz. Çünkü göçü önlemenin yolu laf üretmekten değil hizmet üretmekten geçiyor. Eğer siz bu insanlara iş alanları yaratmadıktan sonra istihdam alanları üretemezseniz göçü önleyemezsiniz. Bunun temel nedeni iş sizliktir eğer bu alanlarının arttırdığınız müddetçe göç veren değil göç alan ilçe konumuna inşallah geliriz.

Muratlı Sınır Kapısı mümkün olduğunca kısa sürede kesinlikle açılacak, Borçka’yı buna hazırlamamız gerek

Borçka’dan bahsederken Muratlı Sınır Kapısı’ndan bahsetmemek olmaz. Sınır Kapısının açılışıyla ilgili ne aşamadayız? Mutlaka siz takip ediyorsunuzdur. Ayrıca sınır kapısı açıldıktan sonrasına Borçka ilçesini nasıl hazırlayacaksınız?

Muratlı sınır kapısı Borçka’nın hayalidir. Neden hayalidir? Bizim burada bir nahiyemiz var Muratlı köyü. Burası Borçka’nın en eski yerleşim yeridir. Buranın Batum ile bir tarihsel bağı var, geçmişi var. Muratlı sınır kapısı 1932 yılına kadar çalışmış insanlar gidip gelmiş. Bir sürü tarihsel akrabalık bağları var. Yani dili aynı, geçmişi aynı, kültürü aynı, insanlar gidip gelmek istiyor. Biz 2009 da aday olduğumuzda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız hemşerimiz Faruk Çelik bey buraya geldiğinde ben adaydım ve bakanım bana ve teşkilatımıza;“ Yörede ne istiyorsunuz, bu insanlara vaadiniz nedir?” diye sordu. Biz bakanımıza; “ Bu bölgenin iki olmasa olmazı iki özleminin olduğundan bahsettik.Biri cankurtaran tünelidir biri Muratlı Sınır Kapısıdır şeklinde cevap verdik. Ardından Sayın bakanımızın Muratlı Sınır Kapısı’nın açılmasıyla ilgili sözü oldu. Tabi ki biz seçilemeyince belli bir ivme, belli bir hız kazandıramadık kapıyla ilgili. Fakat hep takip ettik. Sayın Bakanımız seçimden sonra geldi,Camili güzergahındanMuratlı’yı ziyaret etti. Sayın Gümrük Bakanımız Hayatı Yazıcı bey geldi. Muratlı’dan incelemelerde bulundu, nereden yapılabilir noktasında çalışmaları inceledi. Gümrük nerede olur gibi bir takım çalışmalarda bulundu. Şimdi son haliyle Muratlı da sınır kapısının açılışıyla ilgili bakanlar kurulu kararı var. Resmi gazetede de bu yayınlanmıştır. Tabi bir takım bürokratik engeller falan var ve bunlarda çözülmeye gayret gösteriliyor. Bir takım nedenlerden dolayı geri kaldı tamamlanamadı. Bu arada Batum’da yönetim değişti gündem değişti belli bir mesafeye getirilmişken kapı olayı tekrar gündeme sokmak gerekti. Gümrük Bakanımız Hayatı Yazıcı bey, bürokratlarını gönderdi. Bizlerde birlikte gittik. Gelen heyete bakanımız “ Gidin Batum hükümetiyle çalışmalar ne aşamadadır. Gündemde değilse tekrar güdeme getirin, hızlandırın” diye talimatlar vermişti. Bizde gittik. Yani tekrar gündem konuldu en hızlı şekilde tahmin ediyorum. Muratlı Sınır Kapısı mümkün olduğunca kısa sürede açılacak ve araç geliş geçici başlayacaktır. Biz bu kapıyı önemsiyoruz, neden? Manevi bağlarda bahsettik bide ticari boyutu var bu işin. İşsizlikten bahsederken bir şey anlatma gerek yok. Sarp Sınır Kapısı’nın açılmasıyla yöreye kazandırdıklarını biliyoruz. Ogüzergahın canlanmasıyla birlikte Borçka’nın kat kat da ha büyüceği kanaatindeyiz. Yöre olarak da buna hazırlanmamız lazım özellikle mahalli idareler bu gelişmelerde çok önemli. Bunlara takoz görevi yapmamak lazım. Bu çalışmaların önünü açmalı, yardımcı olmalı, aktif görev almalı. Burada da mahalli idarelerin iktidardan mevcut yönetimden olması çok önemli. Burada mevcut iktidarın gücünü de sırtınıza arkanıza almanız gerekir. Biz Muratlı Kapısını Borçka’nın geleceğini değiştirecek bir proje olarak görüyoruz. Ve Belediye Başkanı olduğumuz zaman tüm gücümüzle Muratlı Sınır Kapısı’nın açılışından sonrasına ilçeyi hazırlamaya çalışacağız. Tabi ki Borçka ilçesinden trafikten tutunda bir çok alanlara kadar Muratlı Sınır Kapısı’nın etkileri olacaktır. Biz bütün bu etkilere hazırlanmalıyız diye düşünüyorum. İktidar ve belediyenin aynı mantıkla ve ortak hareket ile çalışması Borçka’nın hazırlanışını da hızlandıracaktır.

Vatandaş ile meşveret edeceğiz, vatandaşımız ile birlikte yöneteceğiz

Aslan Atan nasıl bir belediye başkanı olacak?

Belediye halkın yeri. Halkın hizmet beklediği en önemli mekanlardan biri. Vatandaş nasıl bir belediye başkanı görmek istiyor. Rahatlıkla yanına gidebileceği, yeri geldi bir şey isteyebileceği, yeri geldi derdini anlatabileceği, sıkıntılarını aktarabileceği bir insan görmek istiyor. Aslan Atan belediye başkanı olduğu zaman kapılarını herkese açacak. İnsanların kolaylıkla ulaşabileceği ve telefonu 24 saat açık olan bir belediye başkanı olacak. Ak Parti Belediyeciliğinde böyle bir anlayış var. 24 Saat bir belediye başkanının telefonu açık olmak zorundadır. Başbakanımız bakanlarını gece saat 1’den sonra arıyor. Bizi de gece bir vekiliniz, bakanınız arayacak. Bu yüzden bizde 24 saat telefonu açık olan bir belediye başkanı olacağız. Biz vatandaşın 24 saat ulaşabileceği, derdini, sıkıntısını paylaşabileceği ve sorunlarına çözüm bulabildiği bir belediye başkanı olacağız.

Ayrıca biz farklı bir yönetim anlayışı daha ortaya koyacağız. Vatandaşımız ile meşveret yapacağız. Vatandaşımıza konuşacağız. Uygulamayı düşündüğümüz yatırımları, hizmetleri vatandaşımıza soracağız. Toplumun talep ettiği hizmetleri yine topluma sorarak yapacağız. Birkaç kişi istiyor diye toplumun talep ettiği yatırımlar engellenmeyecek, yada birkaç kişinin ısrarı ile vatandaşın istemediği bir şey yapılmayacak. Vatandaşımıza soracağız, “ Ne istiyorsunuz! Neyi istemiyorsunuz. Nasıl bir belediye istiyorsunuz” diye soracağız. Yani biz vatandaşımız ile konuşacağız, tartışacağız, belediyenin hizmetlerini, çalışmalarını belirli periyotlarla bir araya gelerek Borçka’yı masaya yatıracağız. Halkın isteklerine değer vereceğiz, halkın istemediklerini yapmayacağız. Halkımızın menfaatine olanı yapacağız.

Biz nasıl bir belediye başkanı olacağımızın örneklerini İŞKUR Müdürü iken yaptık. Kapımız herkese açık oldu. Vatandaşımız geldi, derdini anlattı, sorununa çare aradı. Herkesle görüştük, derdine derman aradık. Yaptığımız oldu yapamadığımız oldu ama hiçbir kimse yanımızdan üzüntüyle ayrılmadı. Bizim dönemimizde iş başvurularında uzun kuyruklar oldu; ama herkese değer verdik. Herkese gereken nizamı,intizamı, hürmeti ve saygıyı gösterdik. Bizim felsefemiz belediye başkanı iken şu olacak. Vatandaş belediyeye gelecek ve belediyeye gelen herkes değerlidir. İŞKUR Müdürü iken hiçbir zaman asık suratla İŞKUR kapısından kimseyi göndermedik, Belediye Başkanı iken de asla göndermeyeceğiz. İşini görelim yada görmeyelim üzgün bir yüzle hiçbir kimseyi belediyenin kapısından göndermeyeceğiz. Vatandaşa anlatacağız, izah edeceğiz, ikna edeceğiz öyle göndereceğiz, Allah’ın izniyle.

Borçka Belediyesi’nin kaynaklarını doğru ve adilane kullanırsanız kendi kaynaklarınız size yeterli olacaktır

Belediye bütçesini nasıl arttıracaksınız? Bu konuda ne tür çalışmalar yapacaksınız?

Borçka Belediyesi ile ilgili çok spekülasyon var. Kimileri çok borcu olduğunu söylüyor kimileri farklı şeyler anlatıyor ama ben afaki konuşmayı sevmem göreve geldiğimizdeki tabloya bakacağız. Borcu ne? Alacağı ne? Gelirleri nedir? Bütün bunları göreceğiz ve ondan sonra projelerimizi ortaya koyacağız. Ağır bir borcu olduğu genel bir söylenti ama bilmeden bir şey söylemek yanlış olur.

Eğer fuzuli harcamalarda bulunmadıktan sonra, hakkaniyetli bir şekilde alacaklarınızı topladığınız zaman ve harcamalarınızı da doğru bir şekilde planladıktan sonra bu kaynakların bize yeteceğini düşünüyorum. Yönetimde adil olduğunuz zaman kaynaklarınız size yeterde artar bile. Tabi ki projelerimiz var ancak henüz bunları açıklamak için erken olduğunu düşünüyorum. Belediyenin gelirlerinin toplanmasına ilişkin bir takım spekülasyonlar yapılıyor. Bu spekülasyonların doğru olup olmadığını bilmiyorum. Ama belediyenin gelirlerini biz göreve geldiğimizde disipline edeceğiz.

Borçka halkı bize oy verdi ve yine vereceğine inanıyorum

30 Mart’ta Borçka seçmeni Aslan Atan’a ve Ak Parti’ye neden oy versin? Borçka belediyesinin iktidar partisinin belediyesi olması ne gibi avantajlar getirecek?

2009 yılında Borçka seçmeni Allah Razı olsun bize güzel oy verdi. Bin yüzlerden oyumuz iki binlere çıktı. Ak Parti’ye ve bize vatandaşımız büyük bir teveccühte bulundu. Hiçbir zaman bu teveccühü inkar etmiyoruz. Fakat nihayetinde cüzi bir oy ile seçim kaybettik biz Borçka’da. Her zaman şunu söyledim. Borçka’da insanlar bize neden oy vermedi değil, biz insanların oylarını neden alamadık? Demek ki bizden kaynaklanan bir takım eksiklikler olmuş. Biz o süreçten sonra vatandaşa kendimizi anlatmaya ve izah etmeye gayret gösterdik. Gerek Milli Eğitim Müdürlüğü’nde ve gerekse de İŞKUR Müdürü iken Aslan Atan’ı tanımayan, bilmeyen vatandaşlarımıza tanıtmaya ve anlatmaya çalıştık. Ve inanıyorum ki bizi tanıyan vatandaşlarımız “ Bu Aslan Atan’a oy vermedik ama iyi adammış. Keşke oy vereydik. Eksik tanımışız diyen vatandaşımızla çok karşılaştım. Demek ki bizim tanınmayla tanınırlıkla ilgili sıkıntılarımız olmuş.

2009’da da Borçka’yı geziyordum ve vatandaş ile birebir temas halindeydim, şimdi de temas halindeyim. Şimdi görüyorum ki şekil farklı. İnsanlar bizi daha çok tanımış. 2009’da bizim partimize oy vermeyi düşünen insanlarımız bizi tanımadığını ifade ediyorlardı ama şimdi artık vatandaşımızın yüzde 95’i artık bizi tanıyor ve tanınırlıkla ilgili bir sorunumuz yok. Yani vatandaşımızın bize olan teveccühünün arttığını görüyorum. Gerek ev ziyaretinde gerekse de birebir görüşmelerimizde bunu görüyorum. Daha çok ziyaretler yapacağız. Siyasetin altın kuralı var, sıkmadığınız el sizin değildir. Vatandaş size oy verecek ama verdiği oyun size gittiğini hissettirmek istiyor. Biz bu hissiyatı kurmak için birebir insanları ziyaret ediyoruz, sıcak bir bağ kurmak istiyoruz. Bu sıcak bağı kurduğumuz zamanda inanıyorum ki insanlarımız bize oy verecek. Verdide. Bununla ilgili bir tereddüdümüz yok. Biz ulaştığımız insanların oyunu aldık. Anlattık, biz hizmet isteyen, Borçka’nın gelişmesini isteyen, Borçka’nın kalkınmasını isteyen, çocuklarının daha vizyonlu bir Borçka’da yaşamasını isteyen vatandaşımız bize oy verdi, verecek de. Bunu görüyorum ben. Bu yönde bir teveccüh var. Biz elimizden geleni yapıyoruz, taktirMevlam’ın. O neylerse doğru eyler! Ama keşkeleri yaşamamak için yani oyumuzu çok bilinçli, vebali düşünerek verme mecburiyetimiz var. Verdiğimiz bir oyun Borçka’nın kaderini etkileyeceğinin bilinmesini istiyorum. Yanlış giden bir şeyler var ise ve siz yanlış giden tarafa oy veriyorsanız, bunun vebalini yeri gelir insana sorarlar. Bu vebalin altına girmemek için bütün bunları doğru değerlendirmek lazım. İşte iktidarın belediyelerinin yaptıkları ortada. Komşu Ak Partili belediyelere baktığınız zaman Borçka ile aralarında gerçekten büyük bir fark var. Borçka’da insanlarımız bize, bu anlattıklarımıza ve yaptıklarımıza ve kendimizin tanınmayla ilgili kanaatimde hiçbir sıkıntım yoktur ve insanlarımız bize oy verecek.

Borçka bizim sevdamız. Borçka’da huzur buluyorum

Son olarak Borçkalılara, okurlarımıza ve vatandaşlarımıza mesajınız nedir?

Bunu herkes klasik olarak kullanır ama ben bunu içten ve tüm samimiyetimle söylüyorum. Borçka bizim sevdamız. Ben Borçka’yı seviyorum. Borçka’nın Atanoğlu köyündenim. Borçka’ya geldiğim zaman cumartesi pazar, dostlarla oturduğum zaman huzur buluyoruz, biz. Tabiki Borçka sevdalılarının güzel bir Borçka’da yaşamaları için siyasi tercihini doğru kullanmasını istiyoruz biz. Tabi ki 5 yıl uzun bir süre. Keşkelerle yaşamamak, eksik giden şeylerin değişmemesi için Ak Parti’ye oy verip bir siyasi partinin iktidarını Borçka’da denemelerini istiyorum. Baksınlar, bize baksınlar. Demokrasinin siyaset yolu oy. Birini seçtiğiniz zaman ilelebet orada kalacağı yok. Bu göreve layık değilsek, yapamazsak veya eksik yaparsak 5 yıl sonra değiştirsinler. Ben samimi olarak seçmenlerimize şu sözü veriyorum:Biz eğer 5 yıl sonra vatandaşa böyle anlatmak ve yine oy istemek zorunda kalacak isek bu seçime girmeyeceğiz. Biz hizmetlerle, çalışmalarımızla vatandaş tarafından taktir göreceğiz ve İnşallah bir dahaki dönemde vatandaşımızın taziki ile aday olacağız. Biz bu hizmetleri yerinde ve kararında eksiksizce yapacağımızın sözünü veriyoruz. Zaten vatandaşımızda Borçka’da artık bir iktidarın gelmesini istiyor. Değişikliklerin olmasını istiyor. İktidarın yapıcı elinin Borçka’ya gelmesini ve bir şeylerin değişmesini istiyor. Vatandaşımız artık yeter ve değişiklik zamanı gelmiştir diyor. Sadece bu havayı sadece Borçka ilçemizde değil Artvin genelinde de hakim olduğunu görüyorum.

Teşekkür ediyorum. Projelerinizi seçime doğru açıklayacağınızı düşünüyorum. Ve o zaman yine görüşeceğiz diyorum. Size başarılar diliyorum.

Ben size teşekkür ediyorum. Buraya kadar geldiniz, zahmet ettiniz. Bende mesleki hayatınızda başarılarınızın devamını diliyorum.

Kısa Adres: http://bit.ly/1gJmcVM
Hosted By

Kaliteweb Hosting